Selam EzekiEL Ailesi,

Bereket konusunda paylaşımlarımız devam ediyor.
baraka ve samsara bereket

Şubat ayında gönderdiğimiz “Baraka” belgeselinde aşağıdaki yazıları yazmışız. Buna ilaveten size bu Baraka belgesili tarzı Samsara belgeselini ek olarak yolluyoruz. Bir de yazı kulübüne ek güncellem yazılarımız var.

Bu belgeselleri izlerken devamlı bir hareketin olduğunu göreceksiniz. Hayat sürekli akıyor. Hiç boşluk yok. Hiç rastgelilik yok. Ve hep bir hedefe gitme var. Ve yine sonunda da bir üretim.

Güncelleme-1 (Tuba Nur hocamıza bu nükte için teşekkür ediyoruz.)
baraka sufizmdeki evrensel yaşam enerjisini temsil eden sözcükdür. http://www.youtube.com/watch?v=paRGriycAOs baraka adlı şifa verdiğine inanılan sufi müzikleri vardır.

Bu müziklerin frekansının ruhu temizleyerek, yaşam enerjisini, uzak doğuya göre chi yi aktive ettiği ve şifalandırdığı söylenir.

Baraka aynı zamanda ruh anlamınada gelmektedir.

Kişi barekallah dediğinde bir nefeste evrenin yaşam enerjini içine çekerek, Yaratıcının ruhunu kendisinde tecelli ettirir. Yani Rab olan Allah kendinden kendine hayretnuma bir bakış bakar.

Bu yüzdendir ki Barekallah keşfedilmemiş kapıları açar. Barekallah derken kalb bir anda Hû der ve aşka gelir. Allah’ın Hû ya geçişidir Barekallah…

Şimdi bu aşk ile kainata bin Barekallahh….

Güncelleme-2
Bir alışveriş yapıp elimize geçen para için “Allah bereket versin” deriz. Ve o para bereketlenirse biliriz ki ihtiyacımız olan her şeyi karşılarız.

Güncelleme-3
Tahiyyattan sonra geçen sali barik sureleri den birisi de adından da anlaşılacağı gibi “barik” yani bereketlenme ile alakalı. Bu dualarla ilgili de yazılarımız inşallah ilerleyen günlerde gelecektir.

Bol bereketli günlere…

samsara

Samsara http://www.sinemalar.com/film/218885/samsara

Samsara, Baraka’nın yönetmeni Ron Fricke’nin yirmi yıl sonra çektiği ilk film. Kelime olarak ‘samsara’ Sanskritçeden bire bir çevrildiğinde doğanın sonsuz döngüsü anlamına geliyor. Film de doğum, ölüm, yaşam ve reenkarnasyonu konu ediniyor. Beş yılı aşkın bir sürede, yirmi beş ülkede çekilen Samsara, insanlığın kutsal saydığı topraklardan, endüstrileşmenin en yoğun yaşandığı alanlara kadar geniş bir coğrafyayı kapsıyor. İnsan deneyiminin ve maneviyatının kavranılamayan derinliklerini araştıran saf bir sinema deneyimi sunan film, dünyanın çeşitli yerlerindeki insan topluluklarının umut etme biçimleri kadar korkularının ve arzularının da benzer olduğunun altını çiziyor. Artık çok az filmde kullanılan analog 70mm film formatıyla çekilen film, insanlığı doğaya bağlayan yaşam döngüsünün görsel bir yansıması. Samsara, duyularınızı harekete geçirecek eşsiz ve belki de ruhani bir sinema yolculuğu.

Baraka

Baraka: http://www.sinemalar.com/film/1013/baraka

Ron Fricke insan yaşamı ve yarışının dünyayla olan kopmaz bağlarını göz önüne sermeyi hedefliyor. Filmde doğanın harikaları ile insanın doğa üzerindeki olumsuz etkisi görsel açıdan çok etkileyici bir biçimde beyaz perdeye yansıtılıyor… Hiçbir diyalogun geçmediği bu belgesel – eğer izlerseniz buna ihtiyaç olmadığını da anlayacaksınız – izleyiciye 96 dakikalık görsel bir şölen sunuyor. Ron Fricke imzasını taşıyan film 6 kıta da 24 farklı ülkede yapılan çekimlerin harmanlanmasıyla oluşturulmuş.Her karenin ayrı bir fotoğraf olduğunu ve fotoğraf sanatıyla az da ilgilenen biri iseniz Baraka ‘yı mutlaka izlemeniz gerektiğini söylemeliyim. Bu görsel şölende mistisizm, sonsuzluk ve hiçlik, zaman ve zamansızlık, karmaşa ve dinginlik ve bunun gibi kavramları bulacaksınız.

Bu hafta Kalite Akademisindeki konumuz para olduğu için bu belgesel çok iyi gündeme geldi. Para kazanmak içinde çalışmak gerekli.
Hayatı anlatan çok iyi bu gelgeseli izleyerek derse gelmenizi tavsiye ederim.

Baraka’yı İngilizce’den çevirirsek kutsanmak veya hayatın nefesi manaların gelir.
Arapça bir kelimedir ve “brk” köklerinden oluşur. Anlamı: Allah’ın verdiği nimet, bolluk, verimlilik demektir.
İbranice anlamı ise: diz çökerek yapılan dua ve ikinci anlamı ise yine bolluk, bereket demektir.
Çünkü Sami dillerinde “diz” anlamına gelen “brk” kökünden İbranicede “diz çökerek saygı gösterme” fiili türemiştir. Ve salatı hatırlayın. Dizlerimiz üzerine otururken tahiyyat suresini okuruz. Ve duanın içinde “ve berakatu” geçer. Biz sunarız ama Allah rahmet edip onları bereketlendirir. İşin sırrı bu berekete mazhar olabilecek işleri yapabilmek.

Belgeselde hayata dair çok nükteleri kendiniz çıkaracaksınız. Evet insanoğlu dünyayı mahf ediyor, haksızlık yapıyor, organik sistemin dışına çıkıyor. Gözünü para bürümüş başka bir şey görmüyor. Ama ne olursa olsun yaşam bu şekilde devam ediyor.

Hayatın kuralları vardır. O kurallardan birisi ve en önemlisi de; bir işimizin olmasıdır.

Sonuçta bizim işimiz ne? Parayı nasıl kazanıyoruz? Kendimiz hakkı esas alıyor muyuz? Matrix tarzı bir sistemin içinde miyiz yoksa içinde gibi gözüken ama Hakkı yaşayan bağımsız bireyler miyiz? Baraka dedik miraçta oturarak okunan duadır. Bir sunmadır. Bizim Rabbimize sunduğumuz ne? Ne üretiyoruz? Ne ile meşkulüz? Burada tahiyyat suresiyle ilgili çok nükteler geldi. (Yakında inşallah) Miraca çıkan Resullullah (sav) miraçta bütün güzellikleri ve salatları (ibadetleri ve hayırlı işleri) Allah’a sunuyor ve bereketlendirmesini (baraka) diliyor.

Soru: Şimdi biz ne sunuyoruz?
Çevap: Ne ile meşgulsek onu sunuyoruz?

Peki işimiz, maddi ve manevi ünvanımız ne?

Burada ayrı bir sorun ortaya çıkıyor ve bazı sorular geliyor.

Ya bizler mesleğimizle maddi ve manevi dengeyi kuramıyorsak? Ya sevmediğimiz bir işle meşkul olup Allah’ın sistemini yaşamakta sorun çekiyorsak?

Bu gibi sorulara nasıl cevaplar bulacağız?

ELvizyon’u kurarken derslerin çoğu bu duaların cevaplarının bulunması için oluştu. Şimdi de derslerimde bu mantığı yerleştirip ömürboyu bir saadet anlayışının gerçekleşmesine vesile olmak istiyorum. Çünkü herkes soru sorup bir arayışı ifade ediyor ama formulü tam dengeli yaşayıp uygulamada hep sorun çekiyor. Benimde zihnim buna göre çalışıyor. Hakkı esas alıp dürüst nasıl bir düzen gelir onu yıllarca istedim.

İstedikçe Rabbim bunu veriyor.

Bir başlangıç formülu var bununla ilgili. Ama dersde….

 

EzekiEL Belgesel Kulübü

​Bu ​​yazı kulübündeki ​yazıların tüm hakkı Zeki Uyar’a aittir.