Selam EzekiEL Ailesi,

Lucy adlı filmin mailini sinema kulübünde atmıştık. Orada bahsi geçen beynin %100’ünü kullanma meselesiden bahsetmiştik. Şimdi bunu irdeliyoruz.

İnsan beyni farklı farklı verilerle düşündüğümüzde ne kadar komplike bir varlık olduğunu görebiliyoruz. Bu kadar farklı fonksiyonların devreye girdiği bir ortamda insan beyninin yüzde bilmem kaçını kullanıyor lafı çok komik kalıyor. Biz biliyoruz ki her insanın beynin içinde bir network ağı. Bu network insanın düşüncelerine, inançlarına, davranışlarına kısacası bütün hayatına yansıyor. Ve kimin ne kadar bu yansımayı yansıttığını da ancak işin sahibi %100 bilebiliyor.

Şimdi şunu soralım kendimize;
gerçekten bizler beynimizin %10’unu veya daha da az kapasitesini mi kullanıyoruz?

Öncelikle bu fikri kim attı ona bakalım. Amerikalı psikolog ve yazar William James yaklaşık 100 yıl önce insanoğlunun enerjisinin sınırlarını anlattığı kitabında (The Energies of Men, 1907); bizlerin zihinsel ve fiziksel kaynaklarımızın yalnızca küçük bir kısmını kullanarak yaşadığımızı öne sürmüş ve çok daha iyisini yapabileceğimizi vurgulamıştır. * Beynin sırlarını uzun yıllar araştırdıktan sonra bu his bende oluşmuştu. Ve hep derslerimde bu hakikati söylüyordum. Beynimizin %2-3’ünü kullanma fikrinin bir batıl inanç olduğunu anlatıyordum. Bir gün Serkan Karaismailoğlu’ndan bu fikrin nereden çıktığını ilk defa duyduğumda çok sevinmiştim. Çünkü haklı çıkmıştım.

Şimdi neden bunun böyle olduğuna bakalım.

İnsanın beyni ne makineye, ne bilgisayara ne de bizim tasarlayabileceğimiz herhangi bir sisteme benzetilebilir. Sadece biraz daha yakından anlamak için temsili örnekler verilebilir. Ama örnekler hiçbir zaman tam hakikati yansıtamaz. Bu kanundan dolayı insan tek boyutta ifade edilebilecek bir varlık değildir.

Örnek Fonksiyon-1​: Frekans

İnsan duyuları hep bir frekans aralığında çalışır. Mesela duyma yetimiz 20 Hz – 20 KHz arasında ki frekansları duyabilir. Bu aralık genişlediğinde insan ihtiyacından daha fazla sesleri duyacağı için normal olarak hayatını devam ettiremez. Çünkü o bunu rahatsız eder. Bu frekans aralığı genişledikçe ya da daraldıkça insan beynindeki network ağı da otomatikman değişir.

beyin dalgaları

 

Örnek Fonksiyon-2: Boyut
Boyutun sözlük anlamı; belirli bir doğrultuda ölçülmüş bir büyüklüğü ifade etmek için kullanılan geometrik bir terim. İnsan bu maddesel dünyada yaşarken bir boyutta yaşıyor. Ruhani ya da manevi aleminde gelişmeler yaşadıkça, çalışmalar yaptıkça, ibadetlerine ağırlik verdikçe boyut değiştirdirme de kaçınılmaz oluyor. Bu boyut değiştirme;

ya rüyada,
ya yakaza halinde,
ya sezgilerle,
ya durugörü halinde,
ya da aşikara olarak kişilerde deneyimlenir. Ve her bir halde yine beynimizdeki network ağının şekli değişir.

Örnek Fonksiyon-3: Hayvanlar Dünyası
İnsan bedensel olarak hayvansal bütün özelliklere sahiptir. Lakin farkı hayvanlarda olan çok özel yeteneklere sahip değildir. Yani bir kartalın gözü insanda yoktur. Ya da bir çitanın hızı insanda yoktur.
Dünyadaki herbir varlığın bir görevi var. Ve bu görev doğrultusunda her canlı işini icra eder. İnsanın dünyasında ise ihtiyaçları bu çok gelişmiş özellikleri gerektirmediği için onun beyni bu şekilde bir network’e ihtiyaç duymamaktadır. Duyduğu anda zaten fıtrat itibariyle insan olmaktan çıkar.

Örnek Fonksiyon-4: Beden-Ruh İlişkisi
.İnsanın bedeni olmasaydı ruhu tekamül edemezdi.
.Bu tekamülde beyin ile birlikte kalp de mevcuttur.
.Kalp ve beyin içiçe çalışır.
Bu mekanizmayı batılılar anlamadığı için her şeyi sadece beyinle anlamaya ve anlatmaya çalışıyorlar. Bu sebeple de yanılıyorlar. Ne zaman madde ve mana birleşir, o zaman birlik sağlanır ve tam sonuç elde edilir.

Örnek Fonksiyon-5: Miraç/Nirvana
İnsan bu madde dünyasında yaşarken bir gün aydınlanmayı tam sağladığında, nefsin arzularından sıyrılıp nefsini terbiye ettiğinde bu beden yapısındaki boyuttan çıkar ve özlemini duyduğu diğer boyutlara gider. O an geçmiş ve geleceği birlediğinden tam sonsuzluğu yakalar. O an da ne zaman ve ne de mekan vardır. O anda insanın aradığı bütün soruların cevapları vardır. Büyük bir ödül vardır.

beynin yapısı


Örnek Fonksiyon-6: İnsanlık Bilinci

İnsanoğlunun her devri insanlık tarihinde farklı bir bilinç boyutunu yaşıyor. Bu bilinç boyutuna göre de insanın ihtiyaçları, kültürü ve meslekleri de şekilleniyor. Şimdi biz teknoloji devrinde yaşadığımız için birçok işimizi kolayca yapıp, birçok bilimsel sonuca kolayca erişebiliyoruz. Lakin atladığımız bir durum var. Eskiden belki hayat bu kadar kolay değil, bilim bu kadar gelişmemişti. Ama insanlığın beyni şimdiki zamana göre daha iyi çalışıyordu. Evet bilgiyi ne kadar çok zor elde edersek, o kadar da beynimizin networkü sağlam ve grift oluyor. Ne kadar çok kolay elde edersek, network ağları cılız ve bağlantılar zayıf oluyor. Kısacası hazırcılık bizim beynimize zarar veriyor.

 

Örnek Fonksiyon-7: Beynin Yapısı
Beynimizde 100 milyar nöron, bu nöronlar arasındaki bağlantıyı sağlayan 100 trilyon sinaps ve bu yapının oluşturduğu ve çalıştığı bir network bulunuyor. Bu net (ağ) ne kadar grift, ne kadar karmaşık, ne kadar çalışyorsa o zaman çok iyi bir network (çalışan ağ) oluyor. Ve o kişi de beynini o kadar verimli kullanıyordur. Lakin buradaki ana temel özellik beynimizin her yerini her an kullanabiliyor olmamızdır. İnsan beynini her zaman kullanıyordur. Ama bilinçli ama bilinçsiz… Beyin her zaman çalışıyordur. Bunun için bir oran ve bir miktar belirlemek imkansızdır.

 

Örnek Fonksiyon-8: Beynin Fonksiyonları
İnsanın zeki ya da dahi olduğu nasıl anlaşılır? Kim ne kadar zekidir? Beyni kim ne kadar ve nasıl kullanıyor?
Bütün bu soruların cevabını bulmak için öncelikle beynin fonksiyonlarını değerlendirmek gerekir. İnsanı bir makine gibi algılayan Batı Bilimi IQ gibi bir test geliştirmiş. Sonra testen yüksek sonuç alanlara zeki; düşük sonuç alanlara ise normal ya da normalin altında diye bir hüküm koymuş.

Peki hakikatte bu böyle mi oluyor? İnsan bu kadar basit mi? Elbetteki hayır. IQ testleri hızı, bağlantı kurma becerisini, hafızayı ve bilgiyi içeren bir yapı üzerine bina edilmiştir. Ama insan sadece bundan ibaret değildir. Pratik becerisi, hayatta kalma yetenekleri, duygusallık, sanatsal faaliyetler, duyuların etkileri, meslekler, çevresel faktörler, kalıtımsal özellikler, bireysel deneyimler ve inanç bu zekiliği ölçmeye dahil edilmesi gereken özelliklerdir. Bundan dolayı IQ sadece bir mesleki beceridir. Birey buradan iyi sonuç alabiliyorsa bu o kişi için güzeldir. Ama alamıyorsa da dünyanın sonu da değildir; sadece o alanda bir ilgi ya da yetenek yok demektir. Bundan dolayı SQ, ve EQ gibi testler de geliştirilmiştir. Fakat bu testlerde hala yeterli değildir.

Özetle hafıza, hızlı düşünebilme, hatırlama, öğrenme, düşünebilme yeteneği, bağlantı kurabilme, hissetme, hayal edebilme, creativity (yaratıcılık), farklı bakabilme, girişimcilik, soyut düşünebilme yeteneği, mekanik hafıza, hayatta kalabilme yeteneği, bağımlılık, sağ ve sol lobu dengeli kullanabilme becerisi ve daha birçok faktör bizim beynimizi ne kadar verimli kullandığımızı etkiler.

beyni kullanma

Örnek Fonksiyon-9: Sonsuzluk
İnsan beyni sonsuzluğu içerdiği için, içinde ne kadar bilgi var, potansiyelinin sınırları nelerdir bilemediği için beyninin bir yüzdesini vermek doğru bir yaklaşım olmaz.

Sonuç olarak bu komplikasyonlara baktığımızda beynin sayısal bir veriyle kıyaslanması ve ölçülebilmesi söz konusu olamaz.

 

Not: Yıllık mail kulübü üyeliğimiz mevcuttur. İsteyen 15 günlük deneme maillerimizi alabilir. Bunun için aşağıdaki linkten forma yazın bize gönderin.
 ​Bu ​​yazı kulübündeki ​yazıların tüm hakkı Zeki Uyar’a aittir.

 

EzekiEL Yazı Kulübü

 

 

* http://www.nbeyin.com