Selam EzekiEL Ailesi,
Geçenki video kulübünde kaos ve düzen konusundan bahsetmiştik. Şimdi bu düzenin nasıl işlediğine genel bir bakış atacağız.
Kaos-Kozmos Teorileri, Fraktal Geometri, Örüntü (Patern) Algısı, Zuhur (Emergence) gibi ilmi alanlar aslında evrenimizdeki sistemin işleyişini çok iyi izah ediyor. Ne tevafuktur ki, yurtdışında iken yıllarca eğitimden sonra şunu farketmiştim. Hayat organiktir. Yani alt alta başlıklar içeren, giriş-gelişme-sonucu net ve belli olan, başlangıcı ve sonu sistematik olan bir yapı değil. Tam tersi içiçe geçmiş, grift, karmaşık ve kaos olan, düzensizlik yansıyan, ilk deneyimlerde anlayışısızlığın ve belirsizliğin olduğu, neyin ve kimin ne zaman ve nasıl olgunlaşacağının bilinmediği, tamamiyle belirsiz bir yapının olduğu bir sistem.
İşte böyle organik bir sistemde belirsizliği belirli bir olgu var ki adı “imtihan”dır. Bu imtihan ile hayatın zevki ve anlamı oluşsun. Ve imtihanı yaşadıkça da aslında bütün karışıklıkların bir düzene girdiği, belirsizliğin netliğe gittiği, anlamsız gözüken acıların bir manası olduğu ve her şeyin seni geliştirme ve bir yere getirip olgunlaştırmak istediği belli olur.
Evet bu yapı işlerken beynimizle muazzam bir ilişkisi de ortaya çıkıyor. Çünkü beynimizin iç bölgelerinde bir yerlerde bu yapının tamamını gören ve gösteren bir sistem bulunuyor. Ve bu bölge ile biz olayların geçmiş ve geleceğini birden görüp bir karara varabiliyoruz. Ve bu karar tamamiyle doğru oluyor.
Nasıl?
Öncelikle şunu bileceğiz ki tabiatın her yerinde bu örüntü var.
Spiral_aloe
Doğal olarak da beynimizin sinir networkü de bu şekilde çalışyor.
beyin sinir networku
Bunun için dahilik ile atfedilen meslek sahipleri, mesela; satranç ustaları, savaş pilotları, kumarbazlar, uzakdoğu sporları masterları, yazarlar, bilim adamları birden resmin bütününe sahip yeteneklerini çok geliştirdikleri için normal akılla kavranamayacak zekalarını ortaya çıkarıp show derecesinde işler yapabiliyorlar. Çünkü beyinde “ödül yolu” dediğimiz bir sistem var. Bu sistem varoluşumuz için hayati önemi sahiptir. Ve birçok kimyasal hormon salgılanarak çalışmaktadır. Ağırlıklı olara da dopomin hormonu salgılanır. Bu ödül yolu ile kişi derin öğrenmeyi gerçekleştirir. Gerçek kabiliyetlerinin açığa çıkmasında bu yol çok önemlidir. Ve bağımlılık da bu yol ile gerçekleşir. Aslında bağımlılık kötü ya da iyi bir şey değildir. Bir hakikattir. Kişi tembelse üretemiyor ve doğal olarak da beyin sinyal verip yok olacaksın diyor. O kişi de acil bir şeyler yapma isteği duyuyor. Ve bir maddeye sarılarak ihtiyacını gideriyor. Bağımlılığın en temelinde bu gerçek yatar. Ve tekrar gerçekleştikçe aşk duygusu oluşmaya ve örüntü örülmeye başlar. Sonra kişi bu hareketi her yaptıkça mutluluk hisseder ve “ben yaşıyorum, hala varım” der.
Yani burada aşk duygusu çok önemlidir. Birey aşk ile ne yapsa ya da aşk ile yapma niyetine alsa, muhakkak bir süre sonra örüntüsün ya da networkünü bu şekilde kurar ve derin öğrenmeyi gerçekleştirir. Bu gerçekleşince artık içten geldiği gibi yapmaya başlanır. Bir süre sonra ise show yapmak o kişi için doğal hale gelir. Ve “yapan sen değilsin; biziz” sırrına vakıf olur. Yani sezgileri açılır.
Sezgi, kişinin çok hızlı düşünüp, resmin bütününü bütün detaylarıyla görüp sana bilgileri ulaştıran iletişim mekanizmasının adıdır. Türkçesi “uyanık ve farkında olmak”, Arapçası “ariflik” makamına erişmektir.
Kısacası seni zeki yapan bir sistemin adıdır.
Zeki ise, hızlı düşünüp hızlı karar alabilen, detayları görebilen, anı yaşayabilen kişidir.
Yani işin özeti karar verme anında, problemi çözme durumunda, olayları anlamlandırmada çok başarılı oluyor yukarıda saydığımız meslek erbapları. Çünkü bu bütünsel bakış açısı yeteneğini kendilerinde aktive etmişler.
Nasıl oluyor bu resmin bütününü görmek ve pazılın parçalarını birden birleştirmek?
Tevhid dediğimiz hakikati yaşayarak -bununla ilgili “epifiz bezi” ile ilgili bir yazı ileride gelecek. Ama şu an ondan bahsetmeyeceğiz. – Tevhid (birlik) inancı kişide gerçekleşirse o kişi çabuk yol alır.
Birinci olarak bu niyetimizi güncelleyelim.
İkinci olarak; bu meslek gruplarından kumarbazlar ile ilgili bir izah yapalım. Bir deney yapılıyor.* Deneyde kumarbazlara desteler veriliyor. 5 desteden biri riskli diğerleri ise düzgün. Ve onlardan oyun oynarken hangi destenin hatalı olduğunu bulmaları isteniyor. Ve her bir usta kumarbazın hatalı desteyi bulması 40. destede gerçekleşiyor. Sonra beyinleri taranarak bu işlemi yapmaları istenildiğinde, 20. desteden sonra beynin uyarı verdiği görülüyor. Kişiler bunu şuurlu olarak farketmesede beyinlerinin dibinde bir yer örüntüyü algılıyor. Ve bu yer uyararak onlara diyor ki: ” bu işi yapma, burada bir sorun var.” Eğer kişi kalbinin bu sesini dinlediğinde başarılı oluyor.  Burada önemli olan ilktir. Çünkü ilk her zaman doğrudur. Bundan dolayı kalbine gelen ilk uyarıyı dinleyin derler çünkü o Allah’tandır, sonrası ise zihin devreye gireceği için olasılıklar ihtimalinde nefsin girme ihtimali yüksektir.
Evet beynimizi içinde bir yer bizi yönlendiriyor. Bu da yukarıda bahsettiğimiz örüntü sistemiyle sistemin çalışmasıyla gerçekleşiyor.
Bu sistemin çalışması için önce ne yapmak gerekiyor?
Önce verilerin depolanması, soruların sorulması, bir merkezin belirlenmesi gerekiyor.
Veriler: Bilgi dediğimiz beyin mutfağına giren malzemeler. Bu asırda bilgi çok ama o bilgileri pişirecek bir ustalık bilgisi yok. Demek o ustalığa erişmek gerekiyor. Nedir o ustalık! Yemek yapma dediğimiz “ilmin” olmasıdır.
SorularBen nasıl bu bilgileri ilim ile yemek yapabilirimbütün olayların manası nedir gibi sorular sormak kişiyi bu bilgeliğe yani ustalığa yani arifliğe götürecektir.
Merkez: Kişinin pergelinin bir ayağının sabit noktada durduğu yerdir. O yer belli ise “tevhid” yakalanmış demektir. Tevhid yakalanınca da artık zamanla örüntü dediğimiz “network” beynimizde oluşur ve burası çok önemli zamanı geldiğinde de size verilir.
Zamanı gelme dediğimiz hakikat ise şudur: Beyin Derslerimizde anlatıyoruz. Zaman kavramını anlamadan beyni de, kainatın sistemini de anlamamız mümkün değildir. Saat, dakika, saniye, salise… Ya sonrası? Daha alt katmanlarda nano, mikro saniyeler diye aşağıya inen zaman dilimleri var. Bu alt katmanlardaki bir anlık iş bizim zaman dilimimize göre aylar hatta yıllar sürebiliyor. Bunun için her şeyin bir vakti saati vardır. Bizlere düşen görev sadece elimizdeki formüllere göre işimizi kaliteli ve aşkla yapmaverileri en mükemmel şekilde toplamak ve işimizi profesyonelce idare etmektir. Gerisi kendiliğinden gelir.
Bundan sonra sizin geçen gönderdiğimiz TED’de yayınlanan bulmaca uzmanının videosuyla bağlantıyı kurmanız önerilir.
Sözümüzü bir ustanın sözüyle bitirelim. “Sen paranın peşinden koşma, para senin peşinden koşsun.” Bu usta “Allah dünyaya eğer kullarım senin peşinden koşarlarsa onlardan kaç; eğer senden kaçarlarsa da onları yakala” diyen hadisi kutsiyi farklı bir versiyonda söylemiş.
Vesselam,
Zeki Uyar
————————
Visionary/Mentor
All Around The World
EzekiEL Yazı Kulübü